Röportaj: Sueda Evirgen

Röportaj: Sueda Evirgen

Bundan böyle her çarşamba SanatBulur.com’daki bir sanatçımızı sizlere tanıtacağımız serinin ilk ismi, tuval üzerine çeşitli materyaller kullanarak ürettiği eserleri ile Sueda Evirgen.

_______________________


Sueda ile gerçekleştirdiğimiz mini röportaja geçmeden önce kendisiyle ve tanışmamızla ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Çok eski dostum olan Erol Durak’ın işlettiği, Boğaziçi Üniversitesi çevresine renk ve hareket katan Ayı Hisarüstü’nde Sueda’nın sergisi olduğunu -hatta ilk sergisi- duyar duymaz ziyarete gittim. Kendisi aşağıda görüldüğü gibi eserlerinin arasından gülümseyerek tüm ziyaretçilerini karşılamakla meşgulken, teknik düzenlemeleriyle uğraştığımız SanatBulur.com üzerinde biraz sohbet ettik. Yaklaşık iki hafta sonra platformu denediğimiz ilk sanatçı da Sueda oldu. Ve açılışı yaptığımız 22 Şubat gecesinde satılan ilk eser yine Sueda’nın “Planet Earth” isimli tablosuydu. Bir nevi bizim için ilklerin ismi olan Sueda’ya, başlangıcımızdan beri verdiği destek için çok teşekkür ediyorum.


Sueda öncelikle biraz kendinden bahset istersen? Neler yapıyorsun?

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünde okuyorum, son sınıftayım. Öğrenciliğin yanında küçük ek işler yapıyorum. Okulda Güzel Sanatlar Kulübü’nde çizim atölyesinde ders veriyorum. Bir de üniversitenin başından beri süregelen bir yelken sevdam var; Denizcilik ve Yelken Kulübü’nün aktif bir üyesiyim.

Açıkçası ben sanat hayatının nasıl başladığını merak ediyorum. Kendimi bildim bileli sanatçıyım, diyebilir misin? Yoksa yaşadığın bir olay veya tanıştığın birilerinin sanat hayatına etkisi oldu mu?

Kendimi bildim bileli sanatçıyım diyemem, aslında şu anda da kendime sanatçı diyemem; kendimi henüz bunu söyleyebilecek yetkinlikte görmüyorum. Resim ve heykel ile ciddi olarak lise yıllarında ilgilenmeye başladım. Okulda sanat kulübünü yöneten ve ders veren, eşine zor rastlanır bir öğretmen ve sanatçı olan Jeffrey Baykal Rollins’in de yönlendirmesiyle, çizmek ve üretmek hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu.

Sanata bakış açın nasıl peki? Net bir sanat felsefen var mı?

Göründüğünden çok daha zor bir soru bu aslında. Benim için resim ya da heykel yapmak iç dünyamı dışarıya yansıtmanın bir yöntemi. Net bir sanat felsefem var diyemem ama herhangi bir eserin “sanat” eserine dönüştüğü noktada eserin ulaştığı kitlenin ve zaman faktörünün devreye girdiğini düşünüyorum.

Sanatını iç dünyanın dışarıya yansıması olarak tanımlıyorsun. Bir eserinin üretimine başladığında alt metinde anlatmak istediğin bir şeyler oluyor mu; yoksa kendini tamamen iç dünyana mı bırakıyorsun?

Kesinlikle kendimi tamamen iç dünyama bırakıyorum, elimi kısıtlamadan içimden o an ne geçiyorsa onu yansıtmaya çalışıyorum. Beni mutlu eden, insanların ortaya çıkan ürünlere bakarken kendi iç dünyalarının yansımalarını görmeleri. “Burada ne anlatmak istedin?” sorusuna “Sende şu an hangi duyguları uyandırdıysa onları anlatmak istedim.” diye cevap veriyorum.


Evet serginde de konuşmuştuk bunu. Açıkçası benim için senin eserlerin renkli bir iç dünyanın dışa vurumu gibi görünüyor. Fakat o gün de söylemiştin. Eserlerine bakıp karamsarlık duyanlar da oluyormuş. Sanırım amacına ulaşmışsın :) O zaman biraz daha zorlayayım seni. Daha yaratıcı olduğun bir ruh hali var mı? Ya da geliştirdiğin ritüeller?

Beni elime kağıt kalem almaya iten belli bir duygu yok aslında. Herhangi bir duyguyu uç bir noktada, yoğun hissettiğimde dışa yansıtma ihtiyacı hissediyorum diyebilirim. Kendime has ritüellerim yok, yalnızca çalışırken o anki ruh halime hitap edecek şarkılar dinlemekten, sesi biraz açıp, dış dünyayla iletişimimi kesip odaklanmaktan çok keyif alıyorum.


Etkilendiğini düşündüğün ya da çok sevdiğin sanatçılar kimler?

Sayabileceğim çok fazla isim var aslında, benim için yeri çok ayrı olan iki kişiden kısaca bahsedebilirim. Bir tanesi lisedeki sanat öğretmenim Jeffrey Baykal Rollins; harika bir öğretmen olmasının yanı sıra yeteneğine, duruşuna ve sanat anlayışına olan hayranlığım ve saygım sonsuz. İkinci olarak da; resimle yeni yeni ilgilenmeye başladığımda Ergin İnan’ın eserlerini görmüştüm ve gerçekten büyülenmiştim; beni en çok etkileyen sanatçıların başında geliyor diyebilirim.

O zaman biraz da çevrendekilerden bahsedelim. Ailen ve arkadaşlarının sanat hayatına yaklaşımları nasıl?

Hem aileme hem arkadaşlarıma bu konuda minnettarım, beni her zaman desteklediler ve destekliyorlar. Heyecanımı paylaşmaları beni çok mutlu ediyor. Babam arada “Kızım bu yaptıkların iyi hoş da bir tane de manzara çizsen de assak,” diye serzenişte bulunuyor ama resimlerimi uzun uzun inceleyip yorumlar yapmayı da ihmal etmiyor. :)

Çok şanslısın o zaman. Biraz da bizden söz edelim :) Türkiye’deki sanat piyasası ve SanatBulur.com hakkında ne düşünüyorsun?


Sanat piyasasında, henüz emeklemeye başlamış bir bebek olarak görüyorum kendimi, çok doğru bir değerlendirme yapmam zor o yüzden. SanatBulur.com’un Türkiye’nin bambaşka noktalarında bulunan sanatçıları ve sanatseverleri buluşturabilen bir platform olması beni çok heyecanlandırıyor. Adı üzerinde zaten, “Herkes için orijinal sanat.” Bir parçası olduğum için çok mutluyum.

Çok teşekkürler Sueda. Son olarak seni takip eden sanatseverlere söylemek istediğin bir şeyler var mı?

Sanatı sevmeye devam etsinler. Sanatın ve sevginin birleştiği yerde umuttan rahatça söz edilebilir bence. :)

Sueda‘ya bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. Kendisinin SanatBulur.com profiline https://goo.gl/UOwKM2 linkine tıklayarak ulaşabilirsiniz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle mart ayı boyunca bu röportaj serisinde erkeklere yer vermeyeceğiz :) Haftaya başka bir sanatçımızla yine buradayız!