Röportaj: Veysel Mamuk

Röportaj: Veysel Mamuk

SanatBulur.com olarak sanatçılarımızla yaptığımız röportajlarda bugünkü konuğumuz, şu anda Viyana'da hayatını sürdüren fotoğraf sanatçısı Veysel Mamuk.

______________________


Gülşah Ayhan: Öncelikle bize kendinden bahseder misin? Veysel Mamuk kimdir?

Veysel Mamuk: Selamlar, İzmir’de doğdum ama Diyarbakır’da büyüdüm. Eğitimimden sonra Diyarbakır’da farklı alanlar içinde yer aldım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışmalar yürüttüm. Bunun içinde: İnsan hakları odaklı çalışmalar, çocuklar için inşa edilen sanat faaliyetleri gibi yürütülen çalışmalarda yer aldım. Uzun yıllar bu tarz serüvenler eşliğinde Diyarbakır’da yaşantım böyle devam etti ve son olarak da hayatımı bambaşka bir noktaya getirerek Viyana’ya yerleştim.



G.A.: Senin göç yönün, ülkemizde pek alışkın olduğumuz bir yön değil. Sence bu göçün senin hayatındaki en önemli etkisi ne oldu?

V.M.: Öncelikle her “göç” kendi içinde farklı dinamiklere sahip olabiliyor. Bazen göç, kendi içinde çeşitli travmalar barındırabiliyor, bazıları ise çok umut dolu olabiliyor. Her göç farklı bir deneyim, her deneyim ise farklı bir tecrübe yaşatıyor size diyebiliriz. Özellikle Avrupa’da göç etmiş ya da göçe maruz bırakılmış insanların binbir çeşit göç hikayesi var. Çok insanla konuşup, çok hikaye dinlemeye çalışıyorum çünkü her hikaye ufkumu genişletebiliyor. Benim hayatımdaki en büyük etkisi şu oldu: Daha önceden kendim için belirlediğim uzun vadeli planlarımı netleştirmemi ve bu yolda adımlar atmamı sağladı.

G.A.: Sanat senin hayatına ne zaman, nasıl girdi? Kim vesile oldu?

V.M.: Yıllardır bir alan yaratmıştım ve hevesli hevesli sürekli telefon elimde fotoğraflar çekip duruyordum ve bunu yaparken de inanılmaz keyif alıyordum. Ufak çaplı kurgular üretip çekiyordum. Daha sonra bir kamera aldım ve daha profesyonel anlamda ilerlemeye karar verdim. Önemli olan kendi tutkunuzu keşfetmiş olmak. Ve sanırım bir şey üretmenin hazzı başka hiçbir şeye benzemiyor.


G.A.: Bize biraz sanat anlayışından bahseder misin? Bu anlayışın gelişmesinde seni etkileyen sanatçılar var mı?

V.M.: Sanat, her kulvarda özgür olmalı ve özgür bırakılmadır. Örneğin; ürettikleri işler nedeniyle dünyada tutuklanan-öldürülen onlarca sanatçı var. “Sanat görüneni yansıtmaz; görünür kılar,” der mesela Paul Klee. Ben sanatın daha çok o asi damarını seviyorum. Dünyada yaşanan olaylara karşı alternatif bir bakış ürettiği açıyı seviyorum. Egon Schiele favori ressamım, resimlerini canlı kanlı görünce çok heyecanlanmıştım. Fotoğrafçılardan ise Paolo Woods’un işlerini takip ediyordum ve bir tesadüf sonuçu kendisini bu yaz Diyarbakır’da dinleme şansı bulmuştum ve çok etkilenmiştim. İsrailli Oded Balilty’i de severek takip ediyorum. Son olarak Türkiye’den Erdem Varol’un işlerini de beğeniyorum. Bunun gibi bir sürü örnek verebilirim. Tabi ki çok güçlü bir teknolojik çağda yaşadığımız için her şeye erişmek ve takip etmek çok basitleşiyor.


G.A.: Viyana’ya yolun nasıl düştü? Henüz çok genç bir sanatçısın; Viyana'daki sanat eğitiminden beklentilerin neler?

V.M.: Ülkenin gittikçe trajik bir hal almasından ve yurtdışında daha iyi eğitim alabileceğimi düşündüğüm için Viyana’ya yolum düştü açıkcası.

G.A.: Eminim, sanat ile ilgili ileriye yönelik bazı planların vardır. Bizimle paylaşabilir misin?

V.M.: Şu an yoğunlukla fotoğraf çekiyorum ama ileriki dönemler farklı alanlarda da yer almak istiyorum. Kolaj çalışmaları ilgimi çekiyor; onun dışında uzun metrajlı bir film de yapmak istiyorum. İstek çok, gerisi zaman meselesi diyelim.


G.A.: Son olarak seni Sanatbulur.com’a getiren neydi? Böyle bir platformu ülkemiz sanatı için nasıl yorumluyorsun?

V.M.: Daha önce sosyal medyada denk gelmiştim. Sanatbulur.com Türkiye’de farklı bir kavram üretmiş oldu. Türkiye interneti çok güçlü kullanan bir ülke, dolasıyla artık galerilerin dışında da sanatçıların işlerini sergileyebileceği ve satabileceği farklı bir alan yaratılmış oldu. Bu anlamda başarılı. Kutlarım.

Veysel Mamuk'un fotoğraflarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.